Blog
8 Nisan 2026

Sözleşme Gücü ve Kurulu Güç

İçindekiler

Sözleşme Gücü ve Kurulu Güç

Sözleşme gücü ve kurulu güç, elektrik aboneliğinde tesisin enerji kapasitesini tanımlayan iki temel kavramdır.

Kurulu güç, bir tesisattaki tüm elektrikli cihazların etiket değerlerindeki toplam güç miktarını ifade eder.

Sözleşme gücü ise abonelik sözleşmesinde belirlenen ve şebekeden aynı anda çekilebilecek maksimum güç değerini gösterir.

 

Bu iki kavram; güvence bedeli, tarife seçimi, sigorta kapasitesi ve güneş enerjisi sistemi kurulumu gibi pek çok konuyu doğrudan etkiler.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tanımına göre sözleşme gücü, abonenin talebi üzerine çekeceği kabul edilen ve sözleşmesinde çekilmesi veya verilmesi konusunda hükümler konulmuş bulunan güç miktarıdır.

 

Bağlantı gücü ise elektrik projesinde belirtilen kurulu gücün kullanma faktörüyle çarpılması sonucu elde edilir.

Bu değer, dağıtım şirketi ile yapılan anlaşmada yer alır ve faturanın alt bölümünde görüntülenir.

Doğru belirlenen sözleşme gücü hem gereksiz maliyetleri önler hem de kesintisiz enerji temini sağlar.

 

Sözleşme gücü hangi unsurlara bağlı olarak belirlenir?

Sözleşme gücü, tesisteki elektrikli cihazların toplam kurulu gücüne ve kullanma faktörüne bağlı olarak belirlenir.

Elektrik projesinde yer alan kurulu güç değeri, yönetmelikte tanımlanan kullanma faktörüyle çarpılır ve ortaya bağlantı gücü çıkar.

 

Tüketici, bu bağlantı gücünü geçmemek koşuluyla kendi ihtiyaçlarına uygun bir sözleşme gücü talep edebilir.

Belirleme sürecinde tesisteki cihaz sayısı, cihazların eş zamanlı çalışma oranı ve gelecekte eklenebilecek yükler göz önünde bulundurulur.

 

Mesken aboneliklerinde dağıtım şirketi bu değeri standart normlara göre atar.

Çift terimli tarifedeki sanayi ve ticaret aboneleri ise sözleşme gücünü kendi demand verilerine göre belirler.

Yanlış belirlenen güç değeri ya gereksiz maliyet doğurur ya da sürekli sigorta atmasına neden olur.

 

Kurulu güç ile sözleşme gücü arasındaki fark nedir?

Kurulu güç, tesisattaki tüm elektrikli cihazların etiket değerlerinin toplamıdır; sözleşme gücü ise abonelik sözleşmesinde belirtilen maksimum çekilebilir güçtür.

İki kavram birbirine bağlı olmakla birlikte farklı işlevlere sahiptir.

 

Kurulu güç teorik bir üst sınırı gösterir.

Tüm cihazların aynı anda tam kapasiteyle çalıştığı senaryoyu yansıtır.

Sözleşme gücü ise gerçek kullanım koşulları dikkate alınarak hesaplanan pratik bir değerdir.

 

Tek terimli tarifede sözleşme gücü, kurulu gücün kullanma faktörüyle çarpılmasıyla elde edilir.

Çift terimli tarifede ise abone, kendi tüketim alışkanlıklarına göre bu değeri belirler.

Kurulu güç değişmeden sözleşme gücü artırılabilir ya da düşürülebilir; ancak sözleşme gücü hiçbir zaman bağlantı gücünü aşamaz.

 

Özellik Kurulu Güç Sözleşme Gücü
Tanım Tüm cihazların toplam etiket gücü Sözleşmede belirlenen maks. çekilebilir güç
Belirleyen Elektrik projesi Abone talebi veya dağıtım şirketi
Değiştirilebilirlik Proje revizyonu gerektirir Başvuruyla artırılabilir veya düşürülebilir
Birim kW veya kVA kW veya kVA
Fatura etkisi Doğrudan etkisi yoktur Çift terimli tarifede doğrudan etkiler

 

Sözleşme gücü elektrik faturasını hangi koşullarda etkiler?

Sözleşme gücünün faturaya etkisi, aboneliğin bağlı olduğu tarife sınıfına göre değişir.

Tek terimli tarife kullanan mesken abonelerinde sözleşme gücü fatura tutarını doğrudan etkilemez.

 

Bu aboneliklerde ödenen bedel yalnızca tüketilen enerji miktarına (kWh) göre hesaplanır.

Dolayısıyla düşük ya da yüksek sözleşme gücüne sahip iki konut abonesi, aynı kWh tüketiminde aynı faturayı öder.

 

Çift terimli tarife kullanan sanayi ve büyük ticaret abonelerinde durum farklıdır.

Bu aboneliklerde sözleşme gücü üzerinden ayrı bir güç bedeli tahakkuk eder.

Sözleşme gücü ne kadar yüksekse, güç bedeli de o oranda artar.

 

Ayrıca çift terimli tarifede sözleşme gücü aşıldığında ek bir güç aşım bedeli faturaya yansır.

Bu nedenle çift terimli tarife aboneleri için sözleşme gücünün doğru belirlenmesi kritik önem taşır.

 

Güç aşım bedeli sözleşme gücünün üzerine çıkılınca nasıl uygulanır?

Güç aşım bedeli, çift terimli tarife abonelerinin sözleşme gücünü aştığı durumlarda faturaya eklenen ek bir kalemdir.

Aşılan güç miktarı ile güç bedeli birim fiyatının belirli bir katının çarpılmasıyla hesaplanır.

 

Yürürlükteki mevzuata göre, aşım miktarı ile birim fiyat arasında doğrusal bir ilişki bulunur.

Aşım miktarı arttıkça faturaya yansıyan ek bedel de orantılı şekilde yükselir.

 

Birbirini izleyen iki fatura döneminde sözleşme gücü aşılırsa, aboneden güç artırımı başvurusu yapması beklenir.

Bu başvurunun yapılmaması durumunda yaptırım uygulanabilir.

 

Tek terimli tarife abonelerinde güç aşım bedeli uygulaması bulunmaz.

Ancak tek terimli tarifede de sözleşme gücünü sürekli aşan tüketim, sigortanın atmasına ve elektrik kesilmesine yol açar.

 

Tek terimli ile çift terimli tarifede sözleşme gücü nasıl farklılık gösterir?

Tek terimli tarifede sözleşme gücü dağıtım şirketi tarafından, kurulu gücün kullanma faktörüyle çarpılmasıyla belirlenir.

Bu tarifede abone sözleşme gücünü kendisi seçemez.

 

Çift terimli tarifede ise sözleşme gücünü abone belirler.

Abone, tesisindeki cihazların eş zamanlı çalışma gücünü hesaplayarak uygun bir değer talep eder.

 

Tek terimli tarifede güç bedeli adı altında ayrı bir kalem faturada yer almaz.

Çift terimli tarifede sözleşme gücü başına ayrı bir güç bedeli tahakkuk eder ve faturanın önemli bir bileşeni olur.

 

Çift terimli tarifede demandmetreli sayaç kullanılır.

Bu sayaç, fatura dönemindeki en yüksek anlık güç çekimini (demand) kaydeder.

Demand değeri sözleşme gücünü aşarsa güç aşım bedeli devreye girer.

 

Sözleşme gücü faturada hangi bölümde ve hangi birimle gösterilir?

Sözleşme gücü, elektrik faturasının alt bölümünde yer alan teknik bilgiler kısmında gösterilir.

Dağıtım şirketine bağlı olarak bu değer “sözleşme gücü” veya “bağlantı gücü” adıyla yazılır.

 

Birimi kilowatt (kW) veya kilovolt-amper (kVA) cinsinden belirtilir.

Bazı faturalarda watt (W) birimi de kullanılır; bu durumda değeri bine bölerek kilowatt karşılığı elde edilir.

 

Mesken aboneliklerinde güç faktörü 1 kabul edildiğinden kW ve kVA değerleri birbirine eşittir.

Faturada bu değer görünmüyorsa ilgili dağıtım şirketine başvurarak sözleşme gücü öğrenilebilir.

 

Kullanma faktörü sözleşme gücü hesaplamasını nasıl etkiler?

Kullanma faktörü, kurulu gücün ne kadarının gerçek kullanımda aynı anda devreye gireceğini gösteren bir katsayıdır.

Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği’nde bu faktör genel olarak 0,60 olarak belirlenmiştir.

 

Bir konutun kurulu gücü örneğin belirli bir kW değerindeyse, bu değer 0,60 ile çarpılarak bağlantı gücü elde edilir.

Sözleşme gücü de bu bağlantı gücüne eşit ya da altında bir değer olarak atanır.

 

Kullanma faktörü, tüm cihazların aynı anda çalışmayacağı gerçeğini yansıtır.

Bir evde buzdolabı, çamaşır makinesi, fırın ve klima aynı anda sürekli tam kapasitede çalışmaz.

Bu nedenle pratik güç ihtiyacı, teorik kurulu güçten her zaman düşüktür.

 

Mesken abonelerinde sözleşme gücü standart olarak ne kadar atanır?

Türkiye’de yeni yapılan konutlar için dağıtım şirketleri genel olarak 5 kW sözleşme gücü atar.

Bu değer, standart bir evin günlük enerji ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde kabul edilir.

 

Eski yapılarda ya da proje aşamasında düşük güç talep edilen binalarda bu değer daha düşük olabilir.

Sözleşme gücünün yetersiz kalması durumunda aynı anda birden fazla yüksek güçlü cihaz çalıştırıldığında sigorta atar.

 

Mesken abonelerinin sözleşme gücünü artırması, dağıtım şirketine başvuruyla mümkündür.

Güç artırımı için tesisat projesinin revize edilmesi ya da mevcut projenin izin verdiği maksimum gücün talep edilmesi gerekir.

 

Sözleşme gücü artırımı için hangi adımlar izlenir?

Sözleşme gücü artırımı, dağıtım şirketine yapılan resmi başvuruyla başlar.

Başvuruda mevcut sözleşme gücü ve talep edilen yeni güç değeri belirtilir.

 

Dağıtım şirketi talebi inceleyerek yürürlükteki mevzuat çerçevesinde belirli bir süre içinde yanıt verir.

Saha etüdü gerektiren durumlarda bu süre uzar.

 

Talep uygun bulunursa bağlantı sözleşmesi güç artırımını içerecek şekilde güncellenir.

Artırım işleminde ek güvence bedeli ödenmesi gerekir.

Ayrıca sayaç ve sigorta kapasitesinin yeni güce uygun hale getirilmesi zorunludur.

 

İlk projede talep edilen maksimum gücün altında sözleşme yapılmışsa, proje çizimi gerekmeden güç artırımı başvurusu yapılabilir.

Ancak proje kapasitesinin üzerinde bir güç talebi varsa tesisat projesinin revize edilmesi şarttır.

 

  • Dağıtım şirketine dilekçe veya online başvuru yapılır.
  • Mevcut ve talep edilen güç değerleri belirtilir.
  • Tesisat projesi gerekiyorsa revize edilir.
  • Dağıtım şirketi teknik inceleme yapar.
  • Onay sonrası ek güvence bedeli ödenir.
  • Sayaç ve sigorta kapasitesi güncellenir.
  • Bağlantı sözleşmesi tadil edilir.

 

Sözleşme gücü düşürülmesi hangi koşullarda yapılabilir?

Sözleşme gücü düşürme işlemi, dağıtım şirketine yapılan yazılı başvuruyla gerçekleştirilir.

Teknik açıdan güç düşürme genellikle altyapıda sorun yaratmaz ve kolay onaylanır.

 

Güç düşürüldüğünde, başlangıçta ödenen güvence bedelinin ilgili fark kısmı iade edilir.

İade işlemi nakit veya fatura mahsuplaşması yoluyla, yürürlükteki mevzuatta belirtilen süre içinde tamamlanır.

 

Ancak güç düşürme, tesisteki eş zamanlı cihaz kullanım kapasitesini sınırlar.

Bu nedenle düşürme kararı vermeden önce mevcut ve planlanan elektrikli cihaz yüklerinin dikkatle değerlendirilmesi gerekir.

 

Güç düşürüldükten sonra tekrar eski değere yükseltme talep edilirse, yönetmelik gereği dağıtım şirketi fark güvence bedeli talep edemez.

 

Güvence bedeli sözleşme gücüne bağlı olarak nasıl değişir?

Güvence bedeli, abonelik sözleşmesi yapılırken bağlantı gücü üzerinden hesaplanan ve dağıtım şirketine ödenen bir depozitodur.

EPDK her dönem kilowatt başına güvence bedeli birim fiyatını belirler.

 

Bağlantı gücü ne olursa olsun, güvence bedeli hesaplamasında alt sınır 5 kW olarak uygulanır.

Dolayısıyla 5 kW’ın altında sözleşme yapmanın güvence bedeli açısından bir avantajı yoktur.

 

Güç artırımı yapıldığında mevcut güç ile yeni güç arasındaki fark için ek güvence bedeli tahsil edilir.

Sözleşme sona erdiğinde ya da güç düşürüldüğünde ilgili tutar, tüm hesapların tasfiyesinden sonra iade edilir.

 

Demand değeri sözleşme gücüyle hangi açıdan ilişkilidir?

Demand, bir fatura döneminde sayaç üzerinden kaydedilen en yüksek anlık güç çekimini ifade eder.

Bu değer, genellikle 15 dakikalık ortalamalar halinde ölçülür ve her okuma döneminde sıfırlanır.

 

Çift terimli tarifede sözleşme gücü, demand değerinin üzerinde belirlenmelidir.

Aksi hâlde güç aşım bedeli faturaya eklenir.

 

Demandmetreli sayaçlar bu ölçümü otomatik olarak yapar.

Faturada görünen demand değeri, sözleşme gücünün yeterliliğini değerlendirmek için önemli bir göstergedir.

 

Demand değeri sürekli sözleşme gücüne yakın seyreden abonelerin güç artırımı değerlendirmesi yapması, olası cezai bedelleri önler.

 

Bağlantı gücü ile sözleşme gücü aynı kavramı mı ifade eder?

Bağlantı gücü ve sözleşme gücü teknik olarak farklı kavramlardır; ancak pratikte çoğu zaman birbirinin yerine kullanılır.

Bağlantı gücü, elektrik projesindeki kurulu gücün kullanma faktörüyle çarpılmasıyla hesaplanan fiziksel kapasite sınırıdır.

 

Sözleşme gücü ise bağlantı gücünü geçmemek koşuluyla abonelik sözleşmesinde belirlenen güç değeridir.

Bir abonenin sözleşme gücü, bağlantı gücünün altında olabilir; ancak üzerinde olamaz.

 

Faturalarda bu iki kavram bazen farklı satırlarda gösterilir, bazen de yalnızca biri yer alır.

Hangisinin gösterildiği dağıtım şirketinin fatura formatına bağlıdır.

 

Sözleşme gücü yetersiz kalırsa sigorta neden atar?

Sözleşme gücüne uygun olarak belirlenen ana sigorta, tesisattan çekilebilecek maksimum akımı sınırlar.

Aynı anda birden fazla yüksek güçlü cihaz devreye girdiğinde toplam güç çekimi bu sınırı aşar.

 

Sigorta, aşırı akım durumunda devreyi keserek kabloların ısınmasını ve olası yangın riskini önler.

Bu bir güvenlik mekanizmasıdır; sigortanın atması tesisatın korunduğu anlamına gelir.

 

Sık sigorta atması, sözleşme gücünün mevcut kullanım ihtiyacını karşılamadığının göstergesidir.

Bu durumda güç artırımı başvurusu yapılarak sözleşme gücünün yükseltilmesi gerekir.

 

Sigorta kapasitesini kendi başına değiştirmek hem mevzuata aykırıdır hem de ciddi güvenlik riski taşır.

 

Sanayi abonelerinde sözleşme gücü konutlardan hangi yönleriyle ayrılır?

Sanayi aboneleri genellikle çift terimli tarife kapsamında yer alır ve sözleşme gücünü kendi belirler.

Konut aboneleri ise tek terimli tarife kullanır ve sözleşme gücü dağıtım şirketi tarafından atanır.

 

Sanayi tesislerinde kurulu güç değeri konutlara kıyasla çok daha yüksektir.

Motor, kompresör, fırın gibi büyük yüklerin eş zamanlı çalışması yüksek sözleşme gücü gerektirir.

 

Sanayi abonelerinde sözleşme gücü fatura tutarını doğrudan etkiler.

Güç bedeli ve olası güç aşım bedeli gibi kalemler ciddi maliyet unsurları oluşturur.

 

Konutlarda ise sözleşme gücü faturayı doğrudan etkilemez; yalnızca güvence bedeli ve sigorta kapasitesi üzerinde belirleyici olur.

 

Güneş enerjisi sistemi kurulumunda sözleşme gücü neden belirleyici bir faktördür?

Çatı tipi güneş enerjisi sistemi kurulumunda, kurulabilecek maksimum sistem gücü sözleşme gücüyle sınırlıdır.

Yürürlükteki mevzuata göre, çatıya kurulacak güneş paneli kapasitesi sözleşme gücünü geçemez.

 

Sözleşme gücü düşük olan bir abonelik, evin tüm elektrik ihtiyacını karşılayacak büyüklükte bir sistem kurulmasına izin vermez.

Bu durumda önce sözleşme gücü artırımı yapılması, ardından güneş enerjisi sistemi projesi hazırlanması gerekir.

 

Konutlarda ortalama sözleşme gücü 5 kW civarındadır.

Bu değer, standart bir çatı tipi güneş enerjisi sistemi için yeterli kapasiteyi sağlar.

Daha büyük sistem kurulması gereken durumlarda güç artırımı kaçınılmazdır.

 

Sözleşme gücü artırımında hangi evraklar istenir?

Güç artırımı başvurusunda istenen evraklar, abonelik türüne ve talep edilen güç değerine göre değişir.

Mesken aboneleri için genellikle bir dilekçe veya başvuru formu yeterlidir.

 

Sanayi ve ticaret aboneliklerinde ise ek belgeler talep edilir.

Tesisat projesi revizyonu, tapu veya kira kontratı, vergi levhası ve imza beyannamesi bu belgeler arasındadır.

 

Proje kapasitesinin üzerinde bir güç talebi varsa, yetkili bir elektrik mühendisi tarafından hazırlanan yeni tesisat projesi zorunludur.

Mevcut proje sınırları içinde kalan artışlarda proje çizimi gerekmez.

 

Başvuru sonrası dağıtım şirketi teknik inceleme yapar ve sözleşme koşulları kapsamında sonuçlandırır.

 

  • Başvuru dilekçesi veya online form
  • Tapu veya kira kontratı
  • Vergi levhası (ticari/sanayi abonelikler)
  • İmza beyannamesi
  • Tesisat projesi (gerektiğinde revize edilmiş hâli)

 

Sözleşme gücü ile reaktif güç arasında nasıl bir bağlantı bulunur?

Reaktif güç, elektrik akımının gerilime göre faz farkı taşıyan ve iş görmeyen kısmıdır.

Sözleşme gücü aktif güç üzerinden belirlenir; reaktif güç ise ayrı bir kalem olarak izlenir.

 

Endüktif yükü yüksek tesislerde (motor, kompresör vb.) reaktif güç tüketimi artar.

Reaktif tüketimin aktif tüketime oranı belirli bir eşiği geçtiğinde faturaya reaktif enerji bedeli yansır.

 

Kompanzasyon sistemi kurarak reaktif güç tüketimini düşürmek mümkündür.

Bu önlem hem reaktif enerji cezasını önler hem de şebekenin daha verimli kullanılmasını sağlar.

 

Sözleşme gücü artırımı reaktif güç sorununu çözmez; iki kavram farklı teknik parametreleri ifade eder.

 

Aktif güç kavramı sözleşme gücüyle hangi şekilde ilişkilendirilir?

Aktif güç, elektrik akımıyla aynı fazda olan ve fiilen iş gören güçtür.

Kilowatt (kW) birimiyle ölçülür ve sözleşme gücü doğrudan aktif güç kapasitesini ifade eder.

 

Bir abonenin şebekeden çektiği anlık aktif güç, sözleşme gücünü aşmamalıdır.

Çift terimli tarifede aşım durumunda ek bedel uygulanır.

 

Tek terimli tarifede aktif güç aşımı doğrudan faturaya yansımaz; ancak sigorta kapasitesi bu gücü sınırlar.

Aktif enerji ise aktif gücün zamanla çarpımından elde edilen değerdir ve kWh olarak faturada yer alır.

 

Elektronik sayaçlarda sözleşme gücü bilgisi nasıl görüntülenir?

Elektronik (akıllı) sayaçlar, ekranları aracılığıyla bağlantı gücü bilgisini doğrudan gösterir.

Sayacın menü tuşlarına basılarak farklı parametreler arasında gezinilir ve güç değeri okunur.

 

Eski tip mekanik sayaçlarda bu bilgi doğrudan görüntülenemez.

Mekanik sayaçlarda yalnızca amperaj değerinden yola çıkarak yaklaşık güç aralığı tahmin edilebilir.

 

Fatura üzerinde de sözleşme gücü bilgisi yer alır.

Hem sayaç ekranı hem de fatura, sözleşme gücünü doğrulamak için kullanılabilecek iki temel kaynaktır.

 

Konutlarda sözleşme gücü artırımı yapılmadan hangi cihazlar çalıştırılabilir?

Standart 5 kW sözleşme gücüne sahip bir konutta, toplam anlık güç çekimi bu değeri aşmadığı sürece tüm ev tipi cihazlar çalıştırılabilir.

Buzdolabı, televizyon, aydınlatma ve bilgisayar gibi düşük güçlü cihazlar eş zamanlı kullanımda sorun yaratmaz.

 

Elektrikli fırın, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi ve klima gibi yüksek güçlü cihazların aynı anda devreye girmesi toplam güç çekimini sınıra yaklaştırır.

Bu cihazların kullanım zamanlaması dikkate alınarak sıralı çalıştırılması, sigorta atmasını önler.

 

Yeni eklenen yüksek güçlü cihazlar (elektrikli araç şarj ünitesi, merkezi ısıtma sistemi vb.) çoğu zaman güç artırımını zorunlu kılar.

Mevcut sözleşme gücünün yeterli olup olmadığını faturadaki demand değerinden takip etmek mümkündür.

 

Çift terimli tarifede sözleşme gücü belirlenirken demand verisi neden referans alınır?

Demand verisi, bir fatura dönemindeki en yüksek anlık güç çekimini gösterdiği için gerçek kullanım ihtiyacının en güvenilir göstergesidir.

Sözleşme gücü, demand değerinin bir miktar üzerinde belirlenerek hem güç aşımı cezasından korunulur hem de gereksiz yüksek güç bedeli ödenmez.

 

Demandmetreli sayaç bu ölçümü otomatik yapar.

Her fatura döneminde sıfırlanan demand değeri, işletmenin güç ihtiyacındaki mevsimsel dalgalanmaları da yansıtır.

 

Demand verisi sürekli takip edilmezse sözleşme gücü ya gereğinden düşük ya da gereğinden yüksek kalır.

Düşük kalması cezaya, yüksek kalması gereksiz güç bedeline neden olur.

Dengeli bir sözleşme gücü, düzenli demand takibiyle sağlanır.

 

Sözleşme gücünün birimi olarak kW ve kVA arasında ne fark vardır?

Kilowatt (kW) aktif gücü, kilovolt-amper (kVA) ise görünür gücü ifade eder.

Aralarındaki fark güç faktöründen (cosφ) kaynaklanır.

 

Mesken aboneliklerinde güç faktörü 1 kabul edildiğinden kW ve kVA değerleri eşittir.

Sanayi tesislerinde ise endüktif yükler nedeniyle güç faktörü 1’in altına düşebilir.

Bu durumda kVA değeri kW değerinden büyük olur.

 

Faturada hangi birimin kullanıldığına dikkat etmek gerekir.

Birim dönüşümü yaparken: kW = kVA × cosφ formülü uygulanır.

Watt birimi kullanılan faturalarda değer bine bölünerek kilowatt karşılığı elde edilir.

 

Sözleşme gücü artırımında dağıtım şirketinin inceleme süresi ne kadardır?

Dağıtım şirketi, güç artırımı talebini yürürlükteki yönetmelik hükümleri çerçevesinde belirli iş günü içinde değerlendirir.

Standart başvurularda süre nispeten kısadır.

 

Saha etüdü gerektiren taleplerde inceleme süresi uzar.

Özellikle altyapı kapasitesinin yetersiz olduğu bölgelerde ek teknik çalışma gerekebilir.

 

Talebin uygun bulunması hâlinde bağlantı sözleşmesi güncellenir.

Uygun bulunmaması durumunda dağıtım şirketi ret gerekçesini yazılı olarak bildirir.

 

Başvuru sürecini hızlandırmak için tüm evrakların eksiksiz teslim edilmesi önemlidir.

 

Sözleşme gücü aşımında elektrik kesilir mi?

Tek terimli tarifede sözleşme gücünü aşan güç çekimi, ana sigortanın atmasıyla kendiliğinden kesilir.

Bu otomatik bir koruma mekanizmasıdır ve dağıtım şirketi müdahalesi gerektirmez.

 

Çift terimli tarifede ise durum farklıdır.

Sözleşme gücü aşıldığında öncelikle güç aşım bedeli uygulanır.

Birbirini izleyen iki fatura döneminde aşım devam ederse, yönetmelik gereği güç artırımı yapılması zorunlu hâle gelir.

 

Güç artırımı yükümlülüğü yerine getirilmezse usulsüz enerji kullanımı kapsamında yaptırım uygulanabilir.

Bu yaptırım, sözleşme koşullarına ve ilgili mevzuata bağlı olarak değişiklik gösterir.

 

Güç bedeli çift terimli tarifede sözleşme gücüne göre nasıl hesaplanır?

Çift terimli tarifede güç bedeli, sözleşme gücünün kilowatt değeri ile EPDK tarafından belirlenen güç birim fiyatının çarpılmasıyla hesaplanır.

Bu bedel her fatura döneminde, tüketimden bağımsız olarak tahakkuk eder.

 

Sözleşme gücü ne kadar yüksekse güç bedeli de o oranda artar.

Bu nedenle gereğinden yüksek sözleşme gücü seçmek doğrudan maliyet artışına yol açar.

 

Gereğinden düşük sözleşme gücü seçmek ise güç aşım cezası riski taşır.

Aşım bedeli, güç birim fiyatının belirli bir katı üzerinden hesaplandığından, düşük sözleşme gücü paradoksal biçimde daha yüksek maliyete neden olabilir.

 

Dengeli sözleşme gücü, demand verisi analiz edilerek ve mevsimsel dalgalanmalar göz önünde bulundurularak belirlenmelidir.

 

Sözleşme gücü değişikliğinde mevcut tesisat üzerinde hangi düzenlemeler gerekir?

Sözleşme gücü artırıldığında, ana sigorta kapasitesinin yeni güce uygun hâle getirilmesi gerekir.

Dağıtım şirketi, onaylanan güç değerine göre daha yüksek amperajlı bir sigorta takar veya mevcut sigortayı değiştirir.

 

Sayacın yeni güç kapasitesini ölçebilecek tipte olması şarttır.

Yetersiz kalan sayaçlar dağıtım şirketi tarafından değiştirilir.

 

İç tesisatta kablo kesitleri ve pano kapasitesi de değerlendirilmelidir.

Mevcut kablolar yeni güce uygun değilse altyapı revizyonu gerekir.

Bu revizyon genellikle abonenin sorumluluğundadır ve yetkili bir elektrik tesisatçısı tarafından yapılmalıdır.

 

  • Ana sigorta kapasitesi yeni güce göre değiştirilir.
  • Sayaç yeni güç değerini ölçebilecek tipte güncellenir.
  • İç tesisat kablo kesitleri kontrol edilir.
  • Pano kapasitesi yeni yüke uygun hâle getirilir.

 

Sözleşme gücü düşük olan abonelerde güneş paneli sistemi kapasitesi neden sınırlı kalır?

Mevzuat gereği, çatı tipi güneş enerjisi sistemi kapasitesi sözleşme gücünü aşamaz.

Bu kural, şebekeye verilen fazla enerjinin kontrol altında tutulması ve dağıtım altyapısının korunması amacıyla konulmuştur.

 

Sözleşme gücü düşük olan bir abonelik, evin tüm tüketimini karşılayacak büyüklükte bir güneş sistemi kurulmasına izin vermez.

Örneğin belirli bir kW sözleşme gücüne sahip bir konut, yalnızca o kapasite kadar panel kurabilir.

 

Daha büyük bir sistem kurmak için öncelikle sözleşme gücü artırımı yapılmalıdır.

Artırım sonrası yeni güç değeri kadar güneş paneli kapasitesi kullanılabilir.

Güç artırımı ve güneş enerjisi sistemi kurulumu birlikte planlandığında hem enerji bağımsızlığı hem de maliyet avantajı sağlanır.

 

Abonelik sözleşmesinde güç değeri yanlış belirlenirse hangi sorunlar ortaya çıkar?

Gereğinden düşük belirlenen sözleşme gücü, sürekli sigorta atmasına ve elektrik kesintilerine neden olur.

Bu durum hem günlük yaşam konforunu hem de iş sürekliliğini olumsuz etkiler.

 

Çift terimli tarifede düşük güç seçimi, tekrarlayan güç aşım bedelleriyle maliyeti beklenenden çok artırır.

Üstelik birbirini izleyen iki dönemde aşım devam ederse zorunlu güç artırımı ve buna bağlı ek masraflar doğar.

 

Gereğinden yüksek belirlenen sözleşme gücü de sorun yaratır.

Çift terimli tarifede her ay kullanılmayan kapasite için güç bedeli ödenir.

Ayrıca yüksek güvence bedeli başlangıçta ek finansal yük oluşturur.

 

Her iki senaryoda da doğru güç tespiti, teknik analiz ve demand verisiyle desteklenmelidir.

 

Ticaret abonelerinde sözleşme gücü seçimi hangi kriterlere göre yapılır?

Ticaret aboneleri, tesislerindeki elektrikli ekipmanların eş zamanlı çalışma gücünü hesaplayarak sözleşme gücünü belirler.

Motor, ısıtıcı, soğutma sistemi ve aydınlatma gibi yüklerin anlık toplam güçleri referans alınır.

 

Demand değeri, gerçek tüketim alışkanlıklarını yansıttığı için en güvenilir göstergedir.

Sözleşme gücü, demand değerinin bir miktar üzerinde tutularak güç aşımı riski minimize edilir.

 

Mevsimsel değişimler de göz önünde bulundurulmalıdır.

Yazın klima yükü, kışın ısıtma yükü demand değerini önemli ölçüde değiştirebilir.

 

Gelecekte eklenmesi planlanan ekipmanlar için de güvenlik payı bırakmak, gereksiz güç artırım başvurularını önler.

 

  • Eş zamanlı çalışan ekipmanların toplam gücü hesaplanır.
  • Demand verisi düzenli olarak takip edilir.
  • Mevsimsel yük değişimleri dikkate alınır.
  • Gelecek ekipman planları için güvenlik payı bırakılır.

 

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır. Güncel oran ve tutarlar için sözleşmenizi incelemeniz önerilir.

 

Kaynakça

  • Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) – Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği
  • Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) – Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği
  • Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) – Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği
  • Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) – İletim Sistemi Kullanım ve Bağlantı Anlaşmaları
  • Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı – Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği
  • EPDK – Perakende Satış Sözleşmesi Usul ve Esasları
EÇE ENERJİ

EÇE Enerji, 2018 yılında, Türkiye sanayisinin öncülerinden EGE ÇELİK’ in güvencesiyle kuruldu. İlk adımda İzmir Aliağa’da bulunan EGE ÇELİK tesislerine elektrik tedariki sağlarken kısa sürede enerji tedarik sektöründe güvenilir, istikrarlı ve sürdürülebilir hizmet sunan bir marka haline geldi.

Bugün, 81 ilde bulunan müşterilerine elektrik tedarik eden EÇE Enerji, GES yatırımları, yeşil enerji tedariki, araç şarj istasyonu hizmetleri ile müşterilerine enerjinin birçok alanında destek veren bir iş ortağı konumundadır. Enerji sektöründe şeffaflık, kalite ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle hareket eden EÇE Enerji; teknolojiyi ve yenilikçiliği merkeze alan anlayışıyla geleceğin ihtiyaçlarına bugünden cevap vermektedir.

Diğer Bloglar
EÇE Enerji ile güvenilir ve sürdürülebilir
elektrik tedarikine başlayın.